Saturday, 7 June 2014

Yarının Sınırında

Yarının Sınırında (Edge of Tomorrow)


İzlenme tarihi: 06/06/2014
Sinema: Reel Cinemas Dubai Mall
Seans: 21:10
Türü: bilim kurgu
Oyuncular: Tom Cruise
                   Emily Blunt
                   Bill Paxton

Yönetmen: Doug Liman

Yapım yılı: 2014


Filme Birleşik Arap Emirlikler'inde vizyondaki ikinci gününde gittim. Bir Tom Cruise filmi olması nedeni ile ilgi büyüktü. Filmi izledikten sonra keşke 4DX formatında izleseydim diye düşündüm. Çünkü hareketli sahne sayısı oldukça fazlaydı. Sinema sektörünün artık iyice içine düştüğü dijital görselli felaket filmlerinden bir yenisine biraz olsun içim rahat gitmemin en önemli sebebi Tom Cruise'un varlığı. Zira O'nun oynadığı filmler ne kadar kötü kotarılmış olursa olsun belli bir kalitenin altına düşmüyor.



Filmin bana en sıcak gelen tarafı Cage karakterinin, diğer felaket filmlerinin aksine doğuştan bir kahraman olmaması. O'nun kahramana dönüşümünü izlemek, üstelik arada kaliteli espriler veya hoşluklarla gülümsemek, yaratıklar tarafından istila edilmiş dünya dekorunda çekilmiş sayısız filmden önemli bir fark yaratıyor.


Filmin konusu çeşitli filmlerden alınmış ögelerden oluşuyor ama bana en çok Yaşam Şifresi (Source Code) filmini hatırlattı, tabii çok daha fazla hareketli sahnelerle dolu olarak. Bana bir başka benzer gelen de filmin son bölümlerinde geçen bir replik. Aslında birebir aynı değil ama çok benzer. Griff karakterinin kendini feda ettiği sahnede arkadaşına "See you in a new life" demesi beni bir anda Lost'a dizisinde Desmond Hume'in sürekli tekrarladığı "I'll see you in another life brother" sahnelerine götürdü.


Oyunculuk olarak Tom Cruise ve Emily Blunt başarılı bir ikili olmuşlar. Konunun ikili arasında çoğu filmdeki gibi zorunlu bir duygusal yakınlık yaratmaması da karakterlerin bütünlüğünü korumuş bence ve zevkle izlenen, süprizleri olan ve seyretmekten pişman olunmayacak bir film ortaya çıkmasını sağlamış.





Tuesday, 3 June 2014

Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı

Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı (The Secret Life of Walter Mitty)


İzlenme tarihi: 11/01/2014
Sinema: Reel Cinemas Dubai Mall
Seans: 21:05
Türü: komedi / drama
Oyuncular: Ben Stiller
                   Kristen Wiig
                   Sean Penn

Yönetmen: Ben Stiller

Yapım yılı: 2013

                        

Ben Stiller'ın birçoğunda yüksek sesle güldüğüm çeşitli komedi filmlerini izledikten sonra merakla gittiğim "Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı" beni komedi dozu açısından hayal kırıklığına uğrattı. Gerçi bu filmin diğerlerinden farklı olarak vermek istediği bir mesajı var. "Cesaretini topla ve harekete geç, yoksa hiç istemediğin bir hayatı yaşarsın". Ben Stiller hem yönettiği hem de başrolünü üstlendiği filmde "komedi mi yapayım yoksa mesaj mı vereyim?" arasına sıkışmış gibi.

                        

Oyunculuk olarak standartın üstüne çıkan bir karakter yoktu maalesef. Mesela Sean Penn kısa rolü ile filme sadece isim katkısı vermiş. Ama görüntü yönetmeni iyi bir iş çıkarmış. Özellikle İzlanda bölümü gerçekten çok hoş görüntülerle doluydu. İzlanda'da patlayan yanardağın o garip ismini İzlandalı denizcilerin kolayca telafuz etmesi aklımda kalan en hoş sahneydi. 

                         

Film bir tekrar çekim. Tabii ilk filmin tarihi epey eski olduğu için karşılaştırma yapmak pek anlamlı değil. Sean Penn'in daha uzun bir rolünü olmasını istediğim filmin en zor tarafı, izlenen sahnenin Mitty'nin düşü mü yoksa gerçek mi olduğunu ayırdetmekti. Kayıp fotograf karesinin nerede olduğunun çok belli edilmesi de filmin olumsuz yönlerinden biriydi. Neticede kimileri için sıkıcı olabilecek bir film...

Sunday, 25 May 2014

Evrim (Transcendence)

Evrim (Transcendence)


İzlenme tarihi: 25/04/2014
Sinema: Reel Cinemas Dubai Mall
Seans: 19:35
Türü: gizem / bilim kurgu
Oyuncular: Johnny Depp
                   Rebecca Hall
                   Paul Bettany
                   Morgan Freeman
                   Cillian Murphy

Yönetmen: Wally Pfıster

Yapım yılı: 2014


Son yıllarda Johnny Depp'in gerçek simasını görebildiğimiz ender filmlerden biri olması, üstüne bilim kurgu türünde olması filme ilgi duymamı sağladı. Konu çok iyi, oyunculuk iyi ama ne var ki film beklentimin epey altında kaldı. Oyunculuktan başlarsam; Johnny Depp yüzünü gösterdi ama filmin önemli bir kısmında dijital olarak görüntü verdiği için bende pek bir iz bırakmadı. Rebecca Hall ve Paul Bettany ise rollerinin hakkını veriyorlar ama o kadar. Morgan Freeman ise son yıllarda boy gösterdiği pek çok filmdeki yaşlı bilge kişi rolünü tekrarlıyor.


Konuya gelirsek; çok iyi bir tema ama işlemesi de bir o kadar zor. Zaten filmin beklentimin altında kalmasının en önemli nedeni de anlatımın konunun gerisinde kalması. Birçok filmde de işlenmeye çalışılan "teknoloji insanlık için faydalı mı yoksa zararlı mı" teması bu filmde diğer filmlere kıyasla daha az aksiyon sahnesi ile anlatılmaya çalışılmış. Aslında aptal kovalamacalarla seyirciyi oyalamak yerine asıl sorunun üzerinde düşündürmek doğru olan ama filmdeki teknolojik gelişimin hızı benim beyin kapasitemin çok üstünde olunca, inandırıcılığı kalmadı.


Filmin sonunun ilk sahnede yer alması bence, nasıl bitecek merakını öldürmüş. Gerçi teknoloji iyi mi kötü mü sorusunun cevabını son bölümde alıyoruz ama keşke başlangıç farklı olsaydı...

En Sevdiğim Replikler

Film yorumlamak çok kolay değilmiş. O yüzden seyrettiğim filmleri yorumlamaya bir ara verip en sevdiğim replikleri yazmaya karar verdim. Bunların birçoğu klişeleşmiş, herkes tarafından bilinen repliklerden muhtemelen.

Hemen akılda en fazla kalanlar ile başlayayım.

- "I'll be back" (THE TERMINATOR)

- "Bond...James Bond" (BOND filmleri)

- "I've been waiting for you Obi-Wan, we meet again at last" (STAR WARS: A New Hope)

- "You can't win Darth. If you strike me down, I shall become more powerful than you can possibly imagine" (STAR WARS: A New Hope)

- "Is it safe?" (MARATHON MAN)

- "Are you talking to me?" (TAXI DRIVER)

- "I know what you're thinking: "Did he fire six shots or only five?" Well, to tell you the truth, in all this excitement, I've kinda lost track myself. But being this is a .44 Magnum, the most powerful handgun in the world, and would blow your head clean off, you've got to ask yourself one question: 'Do I feel lucky?' Well, do ya, punk?" (DIRTY HARRY)

- "You can't handle the truth!" (A FEW GOOD MAN)

Ve bir Türk filminden

- "Mesudiyeli Mesut ne kadar küçük bir dünyan varmış! Gerçek sandığım hiçbir şey gerçek değilmiş. Kızımın sevgisi, karım. Hepsi ne kadar kolay yıkıldı. Beni sevseydiniz be. Beni Mesut olarak sevseydiniz, milyarder olarak değil. Ayten, sen haklısın galiba. Biz başkasıyız artık. Çok açık bu. Ama ben ancak şimdi görüyorum. Ne milyarmış ama şu milyar. Daha elimize geçmeden herkesin içyüzü ortaya çıktı. Bir de cebimizde olduğunu düşünün. İnsan şeffaf bir hale gelirdi. Aynada bile göremezdik kendimizi. (MILYARDER).


Saturday, 24 May 2014

X-Men: Geçmiş Günler Gelecek

X-Men: Geçmiş Günler Gelecek (X-Men: Days of Future Past)


İzlenme tarihi: 22/05/2014
Sinema: Vox Cinemas, Mall of Emirates, Dubai
Seans: 21:15
Türü: macera / fantastik
Oyuncular: Hugh Jackman
                   Patrick Stewart
                   James McAvoy
                   Michael Fassbender

Yönetmen: Bryan Singer

Yapım yılı: 2014



X-Men serisinde seyrettiğim 3. film. Daha önce X-Men Başlangıç: Wolverine ve Wolverine filmlerini de izleme şansı bulmuştum. Bu son izlediğim film diğerlerine kıyasla daha fantastik görsellere sahip. X-Men denince akla (ya da benim aklıma) ilk gelen Wolverine karakteri bu filmde biraz ikinci planda kalmış. Ama her zaman ilgimi çekmiş olan zamanda yolculuk, filmi benim için daha cazip  hale getirdi. Teknolojinin olmazsa olmaz olduğu fantastik filmlerde oyunculuk kalitesi ikinci, hatta bazen üçüncü plana düşüyor. Bana göre bu film de ne yazık ki bu kuralın dışına çıkamamış. Yine de Professor X'in gençliğini canlandıran James McAvoy sınırları zorluyor.


Filmde bana "vay canına" dedirttirecek sahne yoktu maalesef. Evet açılıştaki hareketli sahneler çok şey vaad eder gibiydi ama devamında özellikle Wolverine'in ikinci planda kalışı ile beklediğim hareketlilik gerçekleşmedi. Filme hoşluk katan sahneler ise QuickSilver'in bulunduğu sahnelerdi. Senaryo maalesef O'nun daha uzun süre almasına izin vermedi. Geçmişe yolculuğun, Amerikan'ın en sevilmeyin başkanlarından biri olan Nixon'ın dönemine rastgetirilmesi de siyasi açıdan bir Amerikan başkanına negatif bir rol biçmeyi kolaylaştırmış. Birçok filmde, zamanda yolculuk temasının film örgüsünü zorlaştırdığı, bazen anlaşılmaz kıldığı düşünülürse X-Men: Geçmiş Günler Gelecek bu sorunun üstesinden gelmeyi başarmış. Sıkılmadan izlenecek ama çoğu fantastik filmde olduğu gibi sonradan akılda fazla kalmayan bir film. Sanırım bloguma ilk bu filmle başlamamın sebebi de fazla unutmadan yazabilmekti.


Thursday, 22 May 2014

Bu blogda izlediğim, bende iyi veya kötü izlenim bırakan sinema filmlerine yer vermek istiyorum. İçinde hem benim görüşlerim olacak hem de çeşitli kaynaklardan derlediğim bilgiler. Eğer becerebilirsem beni etkileyen sahnelerin, repliklerin videolarını koymayı planlıyorum. Bunlar olmasa bile mutlaka fotograflar koyacağım...

Haydi rastgele...